Teknoloji

MIT’ten çarpıcı rapor: Otonom diye sunulan robotlar aslında hâlâ insana bağımlı

Son yıllarda yapay zekâ ve robotik alanında yaşanan gelişmeler, insansı robotları bir anda teknoloji dünyasının odağına yerleştirdi. Yürüyebilen, nesneleri kavrayabilen ve insan hareketlerini taklit edebilen robotlar; yakın bir gelecekte hem ev hayatının hem de üretim süreçlerinin önemli bir parçası hâline gelecek gibi görünüyor. Nitekim daha şimdiden fabrikalarda işçi olarak konumlandırılan robotlar bulunuyor. Şirketler bu makineleri, kendi başına karar alıp hareket edebilen otonom sistemler olarak sunuyor. Ancak ABD’nin en prestijli eğitim ve araştırma kurumlarından olan MIT (Massachusetts Institute of Technology) tarafından yürütülen yeni bir çalışma, bu “otonomluk” iddiasının sanıldığı kadar güçlü olmadığını ortaya koyuyor.

Robotları Kontrol Eden İnsan Operatörler Gizleniyor!

MIT tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, insansı robot endüstrisinin aslında görünmeyen bir insan emeğine büyük ölçüde bağımlı olduğunu gösteriyor. Robotların bağımsız hareket ediyormuş gibi göründüğü pek çok demoda, gerçekte uzaktan bağlanan insan operatörlerin kontrolü devraldığı belirtiliyor. Üstelik bu durum yalnızca istisnai örneklerle sınırlı değil; sektör genelinde yaygın bir uygulama olarak karşımıza çıkıyor.

Hatırlarsanız 1X Technologies adlı şirket, 20 bin dolarlık insansı robotu Neo’yu tanıtırken, bu robotun belli görevler için uzaktan bağlanacak insan operatörlerden yardım alabileceğini açıklamıştı. Neo’nun bu özelliği o dönemde tartışma yarattı ama şimdi MIT tarafından yapılan çalışma, 1X Technologies’in aslında başkalarından çok da farklı bir şey yapmadığını, sadece bu konuda daha şeffaf davrandığını ortaya koyuyor. Çünkü yakın zamanda CES gibi fuarlarda tanıtılan pek çok robotun aslında bu tarz bir insan müdahâlesine muhtaç olduğu belirtiliyor.

1X Technologies’in kamuoyuyla paylaştığı sistemde, insan operatörler Meta Quest 3 başlıkları aracılığıyla robota bağlanıyor ve robotun gördüğünü gerçek zamanlı olarak görerek onun hareketlerini kontrol ediyor. Yani kullanıcı evinde bir robotla etkileşime girdiğini düşünürken, arka planda başka bir insanın aktif rol oynadığı bir hibrit sistem işliyor. Tabii bu durum gizlilik tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Zira robotun üzerindeki kameralar, operatörlerin müşterinin evini gerçek zamanlı olarak görmesine imkân tanıyor.

Araştırmanın dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise robotların eğitilme süreci. İnsansı robotların insan hareketlerini öğrenebilmesi için büyük miktarda fiziksel gösterim verisine ihtiyaç duyuluyor. Bu veriler ise çoğu zaman düşük ya da orta gelirli çalışanlar tarafından üretiliyor. Örneğin Tesla bünyesinde geliştirilen Optimus robotu için çalışan operatörlerin, hareket yakalama (motion capture) kıyafetleri ve VR başlıklarıyla saatler süren vardiyalarda robotları uzaktan kontrol ederek veri ürettiği belirtiliyor.

Vaatler ile Gerçeklik Arasındaki Mesafe Dikkat Çekici

Uzmanlara göre kontrollü tanıtım ortamları ile gerçek ev koşulları arasında hâlâ ciddi bir uçurum bulunuyor. Robotların karmaşık ve öngörülemez ev ortamlarında güvenilir biçimde çalışabilmesi için gereken algı, planlama ve motor kontrol entegrasyonu henüz istenen seviyede değil. Bu nedenle Neo’dakine benzer teleoperasyonun önümüzdeki yıllarda “istisnai” değil, operasyonel olarak standart bir yöntem olmaya devam edeceği öngörülüyor.

Şirketler ise bu bağımlılığı azaltmak için yeni yazılım çözümleri geliştirdiklerini söylüyor. 1X, kısa süre önce duyurduğu “World Model” güncellemesiyle robotun internet ölçeğinde video verilerinden öğrenmesini sağlayarak teleoperasyona duyulan ihtiyacı ciddi ölçüde azaltmayı hedeflediğini açıkladı. Benzer şekilde birçok girişim, büyük dil modellerine benzer biçimde robotlar için “genel amaçlı dünya modelleri” geliştirme peşinde.

MIT tarafından yapılan bu çalışma, insansı robotların bugünkü konumunu daha net bir şekilde gösteriyor: Sahnedeki robot ne kadar etkileyici görünürse görünsün, perde arkasında çoğu zaman bir insan var. Bu da sektörün pazarlama dili ile teknik gerçekliği arasındaki farkı yeniden gündeme getiriyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu